Cumartesi, Haziran 14

kaptan facebook ne ya

"Harvard'da okuyan 1 Zenginaile Çocuğu 'bulmuş' Facebook'u. Önce Harvardlılar tanışsın/kaynaşsın diye başlamış. Şimdi işte bu aklıevvel vizyonerin 15 milyar dolar değerinde şirketi (Facebook) olmuş.
Ben tabii "Ulan insan Harvardlılarda biraz akıl olur sanıyor," olmadım değil.
Hadi şöyle söyleyeyim: Bu çocuk bana gelseydi (gelmezdi ya Böyle 1 Çocuk bana) "Ben şöyle bi albümdenkavuşanlar sitesi yapıcam/edicem," deseydi. Ben de "Get lan, kim ister HAYATTA böyle bir kaynaşmayı/karşılaşmayı??" derdim.
Oysa Columbia'da doktorasını yapan bir arkadaşımın harikulade bir tezi vardı: "Bir eşeği bağlasan Columbia'ya," derdi. "Dört yıl boyunca gelse/gitse, gelse/gitse- ona da sonunda diplomasını verirler."
Mesela bakıyoruz 17-18 yaşlarında sekreter/stajyer/stoper filan olarak gastelere girenlere. On yedi istikrarlı/uyumlu/anlaşmacı yılın sonunda, hatta sekizinci yıllarında filan yazıişleri müdürü felan oluyorlar.
Yani bu Postmortem Zamanlar'da istikrarlı+azimli ve güler yüzlü olabilen bir kişinin başaramayacağı HİÇBİR ŞEY yok! Çok güzel zamanlar bu zamanlar.
.....

Ama benim gibi CANLI HAYATTA (dahi) okul arkadaşlarına 'kavuşmak' korkusuyla yaşayanlara dair ta 94 yılında çıkmış 'Refakatçi' adlı romanımdan, aşağıdaki alıntıyla sonlandırmama izin verin-izzz
çok rica ederim.
"Şehirde bu tarz alışverişler için mevcut dükkânların yoğunlaştığı semtler, benim nerdeyse adımımı atmadığım yerler. Oraları benim için çekilmez kılan sayısız özelliğin arasında hele bir tanesi, tüylerimi her daim diken diken eder:
Epey zamandır yüzlerini görmediğiniz, görmek de istemeyeceğiniz bir sürü tanış (diyelim okul arkadaşları) o civarlarda sonbaharda bereketli bir ormanda dört taraftan fışkıran mantarlar gibi, karşınıza çıkıverirler.
Atik ve dikkatlidirler. Onları fark ettiğinizde yapacağınız manevralar ne denli keskin olursa olsun, sizi kolunuzdan yakaladıkları gibi, son derece canlı ve bunaltıcı bir sohbete balıklama dalıverirler. Bir kere çok şaşırmış, çok sevinmişlerdir.
Bir ya da iki çocukları olmuş, bir ya da iki evlilik geçirmiş, işlerinde hızla yükselmişlerdir. Çok mutlu, çok başarılıdırlar. Bazı ufak tefek şikâyetlerini sıralamayı boyunlarının borcu bilseler de, lafı size
getirir, sizinle ilgili haberleri aldıklarını neşeyle çıtlatıverirler.
Bu haberler sizi, şehrin sokaklarında nadir rastlanan pembe-mor çizgili bir zebra konumuna getiren haberlerdir. Yalnız yaşıyor olmanız, bir türlü evlenip barklanmamanız, işsiz güçsüz olmanız, habire uzun yolculuklara çıkmanız!
Alışveriş faslının ikinci günü korktuğum başıma geliyor. (Her korktuğum başıma geldiği için artmıyor mu korkularım?)" s: 26-27. "

Perihan Mağden