Pazartesi, Haziran 23

shantel, one love fest vb.

pazar günü one love'daydık. shantel muhteşemdi, topluluğu coşturdu,herkes biyerlerde zıplıyordu :) ve hatta benim normalde pek hazzetmediğim gogol bordello bile iyiydi.
shantel'den hemen önce sahneye çıkan miss platnum da bizi shantele hazırlama konusunda çok başarılıydı.
gogol bordello konserin sonlarına doğru bi sulukule vurgusu yaptı, "sulukuleye sahip çıkın, her yerin mc donalds olmasını istemiyorsanız" şeklinde.

bu arada orda yemek kısmında saatlerce dumanların arasında çalışan insanlar için ne kadar işe yaradığı belli olmayan bi vantilatör dışında hiç bi önlem düşünülmemişti gördüğüm kadarıyla, biz orda 5-10 dk sıra beklerken bile yoğun bi duman içinde kaldık, içerde o ocakların başında saatlerce kalan insanların durumu allah bilir nasıldır. adana falan hazırlanan ocağın başındaki insanlar dumandan nerdeyse görünmüyordu, öle bi dumandan bahsediyorum.




Give Me The Food - Miss Platnum

bunlardan önce babazula'nın sahnede anlattıgı hikayelerden 2sine maruz kaldık ki devamı varmıydı bilemiyorum ordan uzaklastık derhal. ilkinde cocukluk yıllarından başladı, komşularının duyarsızlığına (orda bi .ok meselesi de geçti detayları pek önemli diil) girdi sonra taşındılar :) yeni taşındıkları yerde dedesinin 6-7 eylul olayları sırasında gösterdiği kahramanlıktan da iyi komşuya bağladı işi. burda hikayenin derdini anladık, bunlar olurken de arkada bişiler çalıo ki sanırsam bu bir şarkı :P
sonraki hikaye makedonyadan geldi, büyük iskender hocasıyla konustu "hocam senin hocan nerde?" gibi "kelime oyunlu cin sorular" sordu aristo'ya, kalkıp anadoluya geldiler falan ama hikaye bitmedi galiba, ben sonraki şarkıda devam eder sandım, gel gör ki sonraki hikaye yine çocukluk döneminden geldi ve limoncu temalı oldu ki orası kaçtıgımız yerdir.

konser bitti çıktık servis sırasındayız, önde bi kız yanında kaynamaya çalışanları bi uyardı önce, baktı sallamadılar bağırdı, biz de bi grup alkışladık kızı, sonra kız halaa sıranın yanında olan çocugu alkışlardan aldığı gazla çok fena azarladı. o çocukları bi daha göremedik. sonradan duydugumuza göre en son azarlanan çocuk galiba yabancıymıs, kaynamaya çalışan grupla ilgisi yoktu heralde :) kızın ne dediğini anlamamıs olması muhtemel.
bunlar olurken hemen arkadan baska bi kızın öndeki "bağran,çağran ama hakkımızı koruyan" kıza yönelik nefretini ifade ettiği, anafikri öndeki kızın susturulması olan cümleleri şimdi burda alıntılamam ayıp olur. konuyla ilgili elif şafak derki :) "kadının kadına ettiğinden çok korkacaksın" ya da kısaca kadın kadının kurdudur.
taksime döndük, yürüyoruz, o arada yola yakın biyerde bi öküzle bi kız arasında kısa süren bi kavga oldu. "öküz" yanındaki kızın çantasını, telefonunu falan kıza fırlattı sonra bi de kıza vurup, ortadan kayboldu. kızın dağılan eşyalarını falan toplamasına yardım ettik, sonra polis geldi ama kız şikayetçi olmak istemedi...

Hiç yorum yok: