Çarşamba, Ekim 15

aktütün

"... Bakın, Aktütün’deki kanlı facianın perde arkasını dün bu gazete yayınladı.
Çok önceden haber alınan, saldırı hazırlığının görüntüleri an be an kaydedilen bir baskını ordu önlememişti.
Hiçbir tedbir almamıştı.
Oradaki çocuklar ölüme bırakılmıştı.
Böyle bir ordu olur mu?
Yeni genelkurmay başkanı ile yeni kara kuvvetleri komutanının yaptıkları ilk konuşmaları hatırlıyor musun?
Kendi meslekleriyle ilgili değildi konuşmalarının vurguları.
Siyasetle ilgiliydi.
İki siyasetçi gibi konuşuyorlardı.
Kimse onlara, “size ne, siz işinizle ilgilensenize” demedi.
Ve onların işleri yerine siyasetle uğraşmasının bedelini genç askerler ödedi.
Daha önce Dağlıca baskınını bile bile önlemedikleri gibi Aktütün baskınını da bile bile önlemediler.
Arkasından çıkıp “baskı yasaları” istediler.
Zaten asıl istedikleri, burada bir askerî yönetimi sürdürmek ve mümkün olduğunca güçlendirmek.
Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü bu nedenle engelleyip duruyorlar.
Öylesine siyasetle meşguller ki askerliği bir kenara bırakmışlar.
Sadece siyaseti tekellerine almayı, toplumun üstündeki baskıyı artırmayı amaçlıyor.
Böyle bir ordu olmaz.
Yeryüzünün her normal ülkesinde bunun hesabı o komutanlardan sorulur.
Burada soruluyor mu?
Hayır... "
ahmet altan, taraf

Hiç yorum yok: