Cumartesi, Ekim 18

Okuma!.. Tartışma!

"... Neden, niye ki
Tabii ki, mesleğini ve işini yürütürken herkes dikkatli, özenli olmalı.
Gazeteci de, siyasetçi de...
Ama "asker" de; "komuta" heyeti de "dikkatli olmak" zorunda.
Bir saldırı olmadan hemen önce, yetkilerin, yetkililerin, komuta kademelerinin, tedbirin, bilginin, silahın, araç gerecin, düşünce ve eylemin "doğru yerde" olup olmadığını da "tartışma"lı.
"Karakol taşınacaktı da taşınamadı, mali ödenek..." açıklaması mı tartışılmayacak?
"Hava Kuvvetleri Komutanı'nın şu kadar saat haberi olmadı da golf oynadı..." açıklaması mı tartışılmayacak?
"Altı lider konumundaki personelden biri şehit oldu, dördü yaralandı" açıklamasının aslında "Karakolda 21 yaşındaki erlerin komutanı 21 yaşındaki şehit astsubaydı" diyememek olduğu mu tartışılmayacak? "Astsubay Meslek Yüksek Okulu" nda bile, uç karakolda lider olup hayatta küme düşen astsubaylara bunu izah edemeyen bir gelenek niçin tartışılmayacak?
"Onca istihbarata, görüntüye, uyarıya rağmen" bir "intihar saldırısı" olmuş, 17 can almışsa, niye tartışılmayacak?
Bu astsubay, uzman ve erler "terör ve terörle mücadele" başladığında daha doğmamışsa, arkadaki kanlı çeyrek asır neden tartışılmayacak?
Meclis'e kaçıncı kez "terörle mücadele paketi" gelmişse, o Millet Meclisi'nin milleti paketleri nasıl tartışmayacak?
Tabii ki... "Hakikat" diyenlerin bir kısmı birkaç kuş peşine düşmüşse, bu da tartışılacak!

Başbakan çıkıp "şunu şunu okuma" diyor.
Genelkurmay Başkanı kızıp "şunu şunu tartışma" diyor.
Tepesi atan, sorgulanan, tartışılan "sansür" istiyor, sindirmek istiyor.
Yok öyle şey.
Hem "okuma" yapacağız, hem "tartışma".
Akıl bunun için, vicdan bunun için.
"Cumhuriyet ve demokrasi" bunun için!
Ülke bölünmesin, evlatlar ölmesin, analar ağlamasın, yüzler gülebilsin, hakikat bilinebilsin, hakikatli olunabilsin, güneş her haneye ufuktan doğabilsin diye... Okuyacağız, tartışacağız! "
umur talu, sabah

Hiç yorum yok: