Perşembe, Ekim 30

sevmedikleriniz

"...
Şunu anladık:
Aslında...
Mesela hak arayan tersane işçilerini sevmeyebiliyorsunuz.
Greve yeltenen, sokağa çıkan, buyruklarınıza itiraz edenleri sevmiyorsunuz.
Karşınıza çıkıp eleştiride bulunan çiftçiyi, köylüyü de sevmiyorsunuz.
Nutuk atarken siz, farklı bir şey diyen vatandaşı sevmiyorsunuz.
Çanak soruları kırıp hakikat adına soru soran, sorgulayan bağımsız gazeteciyi de sevmiyorsunuz.
Size akredite, size yanaşık, size ilişik olmayanı pek sevmiyorsunuz.
Dik durmaya çalışan memuru sevmiyorsunuz.
Kamuda ya da özel sektörde, angaryanıza, haksızlığınıza, dayatmanıza dikleneni hiç sevmiyorsunuz.
Eğitim hakkını arayan kızı sevmiyor bir kısmınız; bir kısmınız da üniversitede farklı ses çıkaranı.
Öğretmenleri yüceltip duruyor ama onbinlerce öğretmen adayı genci içiniz acımadan çöpe atacak kadar seviyorsunuz.
Okulda hizaya gelmeyeni, karşınızda hazır ola geçmeyeni, karakolda boyun eğmeyeni sevmiyorsunuz.
Kiminiz "laik" hocaya itaat etmeyeni, kiminiz cemaatte hocaya biat etmeyeni sevmiyorsunuz.
Dini, mezhepsel, etnik, askeri, maddi tahakküme karşı ses çıkaranı zaten sevmiyorsunuz.
Gençlik bayramınız vardı ama tek tip düşüncelere isyan eden gençleri hiç sevemediniz.
Çocuk bayramınız vardı ama yoksul çocukları çok içten sevemediniz.
Milli egemenlik bayramınız vardı ama millete egemenlik fikrini asla sevmediniz.
Cumhuriyet bayramı var ama cumhuriyetin imtiyazsız, hakim zümresiz, eşitlikçi, adalet yüklü, özgürlükçü, hakkaniyetli olanını asla sevmediniz.
Sırf büyük asker olarak değil, büyük siviller halinde de, köprüyü geçtikten sonra, milletin her türlüsünü, her türlü talebini, her haklı tepkisini sevemediniz... "
umur talunun yazısının tamamı için

Hiç yorum yok: