Pazar, Şubat 22

hak ne, adalet ne ?

"...
1. Bu ülkede iktidar olan, hele güçlü seçmen desteği, itaatkâr bir parti, öyle ya da böyle bir karizma kanaati ile donanmışsa, kendini "dokunulmaz ama kafasına göre dokunan, vuran" kabul ediyor.
2. Bu ülkenin en büyük medya grubu da patronuyla, yönetimiyle kendini "dokunulmaz ama istediğine dokunan, vuran" sayıyor.
3. Bu ülkede komutanlar da kendilerini "dokunulmaz ama doğal olarak herkese dokunabilen, vurabilen" biliyor.
4. Bu şahsiyet ve kurumlara yakın konuşlananlar da onları ve kendilerini öyle sanıyor.
O yüzden, bizimkisi baştan sona bir "imtiyaz cumhuriyeti"; sağdan sola "gücü yeten yetene demokrasisi"; tepeden tırnağa "çakma hukuk devleti"..."
umur talu, 22 şubat

Hiç yorum yok: