Pazar, Nisan 26

seyfi

"Ben Seyfi’yi tanıyorum. Seyfi’yi sen de tanıyorsun. Hatırlarsın sen onu, kaç bin kere gördün yüzünü. Haberlerde gördün, büyürken gördün. Ölürken görürsün hep, hatta bak ölüsünü sen onun çok gördün. Yerde dizerlerdi hani, dizi dizi. Hatırlasana canım! Sen Seyfi’yi iyi tanırsın. Canım sen de, Seyfi işte! Hani dün de haberlerde 14 yaşındaydı, dipçikle dövülüyordu ve tekmeleniyordu yerde. Bildin mi Seyfi’yi?
Çıkaramadın mı hâlâ? Hatırlasana canım, Beyrut’taki Şatila Kampı’nın kapısında İsrail ordusu bekliyordu. 1982 yazıydı. İçeri Hıristiyan Falanjistler girdi ve Seyfi’yi vurdular. Kaç Seyfi öldü o gün? Yüzlerce mi? Kimse saydı mı Seyfileri o gün? Benim tahminim o ki Seyfiler saymakla bitmez. Aynıydı yüzleri, hepsi aynı bizim Seyfi. "
Ece Temelkuran
yazının tamamı şurda

Hiç yorum yok: