Salı, Mayıs 26

bir köle öldü kurtuldu, sıradakii

"Ne yasal hak ne devlet eli... 23 can alan olayda iskânsız işyeri ve kaçak atölye suçluları adaletten kaçırılırken, geride kalanlar parasızlık ve 'haksızlık'la boğuşuyor

Kayınpeder Adnan Saday, gelini Neşe, torunlardan Fulya... Bu fotoğraf, bir kişi eksik çekildi: Orhan. Adnan’ın oğlu, Neşe’nin eşi, Fulya ve Umutcan’ın babası, usta bir tornacı. Davutpaşa’daki Emek İş Merkezi’ndeki patlamada, 23 kişilik ‘ölü listesi’ne adı yazıldığında daha 26’sındaydı.
Orhan’ın yokluğunda, yani son 16 ayda ne mi oldu? Sigorta gün sayısı sadece bir gün eksik olduğundan emekli sayılamadı. Baba Adnan, başka gelirleri olmadığından gelini Neşe’nin kirasını ödeyemedi. Çaresizlikten kaçak kat çıktıysa da bitiremedi, üstelik belediyeye yakalandı. Şimdi belediye “Yıkın” diyor. Peki Orhan’la birlikte 23 kişinin öldüğü o iskânsız iş merkezi için de zamanında “Yıkın” denilseydi, bu çıkma kat atılır mıydı? "
yine radikalin haberinden alıntı.

hem öldür, hem hesap verme, hem de kalanları da umursama işte sosyal devlet, işte guguk devleti.
bu kaçak kat olayı da enteresan tabi garibanın tepesinde pat diye biten, yıkan, ezen geçen belediyeleri biz acarkentlerde, süzer plazalarda da görmek isteriz. kanunsuz iş yapıyorsan büyük oynaman lazım türkiyede o zaman sıkıntı olmuyor. avukatların olucak, siyasilerden tanıdıklar falan. o zaman zaten sen kanunun üstündesin, bir problem çıkarsa gerekirse hükümet ilçe sınırlarını değiştirir falan bir şekilde halledilir. ama sen gariban halinle kat çıkarsan belediye de orayı başına yıkar.
zaten iktidarın tüm kurumları da varolan köleliğini sürdürülebilir kılmak için değil mi, tabii senin tepene çökücek sana nefes aldırmayacak ki sen köleliğine devam et, ölene kadar.
yine iktidarın lütfuna muhtaç kal, ama hiç hakkın olmasın.

Hiç yorum yok: