Pazartesi, Eylül 7

sabahattin ali

ben ilk "kürk mantolu madonna" 'sını okumuştum sabahattin ali'nin. muhteşem bir hikayeydi, hayran olmamak elde değildi, kitaptaki karakterleri size hissettirişine. sonra tabii diğer kitaplarını da merak ettim "içimizdeki şeytan" 'ı seçtim okumak için, "kuyucaklı yusuf" daha bilindik bir romanı olmasına rağmen. daha sonra bir gün tamamen rastlantı eseri,
"göklerde kartal gibiydim, kanatlarımdan vuruldum ;
mor çiçekli dal gibiydim, bahar vaktinde kırıldım... "
dizelerinin de üstada ait olduğunu öğrenince tüm şiirlerini içeren kitabı da alıp okumaya başladım. (şarkı sözü olarak da kullanılıyor duymuş olabilirsiniz bir yerlerde)

"serserinin ölümü" şiirinden bir alıntı ile bitereyim bu mevzuyu :
"iki üç gece kuşu ötüşürken derinde,
hayaletler uçuştu bu yangın yerlerinde.
gölge gibi yokluğa karıştı yanık evler
bacalar gökyüzüne uzanan iri devler
gibi yumruklarını karanlıklara sıktı...
gece ümitsizlerin kalbinden karanlıktı.
..."

Hiç yorum yok: