Salı, Eylül 22

şimdi hepsi aydın oldu, yersen

geç oldu ama nihayet red ve yeni harmanı bulup alabildim bu ay. yeni harmanda bu ay bir 12 eylül güzellemeleri bölümü vardı. rüzgar nerden eserse o tarafa dönme özelliği ile bilinen köşecilerden 12 eylül 1980'de de köşeci olanların güzellemeleri şeklinde. güç-sevicilik böyle birşey işte.
ben bir kısmını seçtim sizin içün buyrun :

"Devlet Başkanı'nın konuşmaları, televizyonda en ilginç polisiye diziden daha çok ilgiyle izleniyor. Türk toplumu, hep demagoji süslü püslü konuşmalar dinlediğinden, haksız da değil. Oysa. Evren Paşanın sade. halkın anlayabildiği. zaman zaman şaşırmalarla ayrı bir özellik kazanan öz bir konuşma üslubu var. "
(Bekir Coşkun, 20 Ocak 1981)

"Hainlerin, küstah ve kabadayıların, demokrasiyi yozlaşaran tüm güçlerin hepsi geriye itildi. Atatürk Türkiye'sinin temeline bir çivi daha çakıldı. Demokrasiye inancını açıklayan yeni yönetim, işçi-işveren ilişkilerinden köylümüzün efendiliğine, hatta
bankalardaki paralarımıza kadar güvence getirdi. O halde bize düşen görevler de olmalıdır. Fırsat düşkünlerine, sapık ideologlara inanmaksızın, fısıltıyı, dırdırı, dedikoduyu unutarak bu ülkede haysiyetli ve güçlü bir yapı oluşturmalıyız. Mutlu günler bizim, huzur bizim olmalıdır. Güçlü bir Türkiye için kini, nefreti, ikililigi. bölücülüğü bırakıp bütün olmalıyız. Bugün günlerden pazartesi. Yeni bir hafta, yeni bir dünya başlıyor. Atatürk'ün demokrasiye inanan evlatları haykırıyor: Ne mutlu Türküm diyene... Haydi işbaşına!." (Hürriyet. 15 Eylül 1980)

"Karabük'ten bir haber Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasından sonra şehirde 'ülkücü' gençlerle 'solcu' gençler önce bir araya gelme çağrısı yapmışlar...Ve Aydın, Ankara'dan başka haberler: Bu illerde bulunan cezaevlerindeki 'ülkücü' ve 'solcu' tutuklularla mahkumlar birbirleriyle kucaklaşıp barışmışlar.- Bize kalırsa bu anlayış havasının dogması bir korkudan değil tam tersine, bir korkunun kalkmasındandır. Özellikle düne kadar aynı sokakta 'birdirbir oynarken birbirine düşman edilen, 'örgüt' ile 'ölüm' korkusundan birer canlı robot haline dönüştürülen gençler, ilk defa bu korkuyu atma zevkini tattılar."
(Oktay Ekşi, 16 Eylül 1980)

Her geçen gün bir yeni uygar görüntüyü, aşırı davranışlardan kaçınan makul ve kamu vicdanını tatmin eder nitelikte haklı uygulamaları sergilemektedir. (Güneri Civaoğlu, 4 Ekim 1980)

"Cumhurbaşkanı Evren. 10 Kasım'da Anıtkabir Defterine duygularını yazarken. 'Demokratik parlamenter sisteme geçiş sınavını başardık' müjdesini vermektedir Atamıza.. Bir insan yürekten bunun sevincini duymasa. böyle bir ifadeyi seslendirir mi? (Mehmet Barlas. 14 Kasım 1983)

12 Eylül bir darbe değildir, diyen Orgeneral Kenan evren'e tamamiyle katılıyoruz. 12 Eylül ne bir darbedir, ne de bir ihtilâl. Zira 'darbe' de, beğenilmeyen yönetim devrildikten sonra, şahsen iktidara geçip hükümet etme hırsı galiptir ve 'kalıcı olma' vasfı ağır basmaktadır. Halbuki 12 Eylül'de geriye dönük bir genel tasvib mevcuttur.
(Nazlı Ilıcak. 18 Eylül 1980)

Hiç yorum yok: