Salı, Aralık 1

dersim

onur öymen'in mealen "analar ağlamasın diyerek bu meseleleri çözemeyiz, bakın atatürk dersimde böyle mi yaptı" diyerek aklındakileri ortaya sermesi ile dersimde neler olduğuna dair bir sürü yazı yayınlandı gazetelerde, dergilerde.

bu ayki ntv tarih'in de kapak konusu dersim. 75 yaşında asılması kanunen mümkün olmadığı için kaç yaşında olması gerekiyorsa o yaşa çekilen ve sonra da asılan seyid rıza'nın son sözlerinden bir alıntı ile "ayıptır, zulümdür, cinayettir" ile çıkmış kapak.

sabiha gökçenden bir alıntı var yazının sonunda 1987'de nokta dergisinde söylenmiş, diyor ki :
(koyu kısımlar sabiha gökçene diil bana ait, ama ona ait de olabilirdi. bu gerçekdışılık metnin ona ait olan kısmında da var çünkü)

"keşif yapılıyordu. ordunun da istihbaratı vardı. biliniyordu bu kötü kişilerin nerde olduğu. çoluk çocuk olan yerleri doğrudan tahrip etmek insanlık dışı olurdu. (o zamanlar türkiye askeri teknolojide çok ilerlerde olduğundan evleri bombalayıp sadece aile içindeki "kötü kişileri" öldüren acaip silahlara sahipti) böyle birşey olmamıştır. (uçaklardan kırmızı güller atıldı aslında, olan budur) ufak bir azınlığın ayaklanması neticesinde böyle bir harekata gerek duyulmuştur ve kısa zamanda önlendi. pek mühimsememek lazım aslında bunu. (tabi canım 3-5 kişinin burnu kanadı die neden bu kadar büyütüldü anlamış değilim) evvela yerden birtakım hareketler yapıldı. sonra havadan ufak bir ayaklanmayı bastırmaktı. nihayet oradaki insanlar da bizim insanlarımızdı. (öldürdüysek de yabancı değil, bizimdi yani bu insanlar) ama her zaman bu gibi haller olabiliyor, her yerde. yaşadıkları yerler iptidai idi, konut denecek halleri yoktu. (biz de olaya şehir planlaması açısından yaklaştık) onları daha iyi bir yaşama kavuşturmak için başka yerlere yerleştirdiler. (bkz. polyanna) atatürk'ün gayesi buydu, daha insanca yaşamalarını istiyordu atatürk. (öteki dünyada) "

Hiç yorum yok: