Pazar, Şubat 28

şaha hain saldırı

geçen akşam bi satranç oynayalım diye çitlerler çevrili alanımıza geçtik, satranç setini aldık, taşları dizdik ve bir de ne görelim. 2 şahın da tepesindeki haçı koparmışlar =)
yeni ogün samastlar yolda, dikkatli olun.

polis, poliiiis

geçen hafta yine koridorda kavga, gürültü ortalık karışmışken bir arkadaşın bölükde bolca bulunan polislere hitaben
"poliis, poliiis" diye seslenmesi =))

vicky christina barcelona

haftasonu akşamları burda sinema salonunda askerlere film gösterimi yapılıyor, acemilikte boş bulunup bir kere gitmiştim. o da sıcaktır salon uyuruz biraz diye, zira öyle filmler gösteriliyor ki izlenicek gibi değil.
geçen hafta nasıl olduysa "barcelona, barcelona" gösterilmiş. sonlara doğru filmden beklediğini bulamayan bir genç arka sıralardan bağırıyor. "a.k. barcelona barcelona dediğiniz bu muydu ?"
sonradan anlaşılıyor ki gençlerin filmden beklentisi şöyle, efenim scarlett johansson var penelope var ee javier bardem de var niçüün halaa bişi olmadı.

Cumartesi, Şubat 20

tsk nedir ?

halkı askerlikten soğutma eyleminin (suçtu galiba bu) en fazla vuku bulduğu yerdir.

ilk maaş

geçenlerde ilk maaşımı aldım efendim tam tamına 20 lira (yazıyla da yirmi). arkadaşlara söyledim bu maaşla daha fazla çalışamayız. gerekirse iş yavaşlatıcaz, daha da olmazsa greve gideriz =)
bu böyle gitmez

bir hukuk adamından

"erzincan savcısı cumhuriyetin temel direği de ötekisi o... çocuğu mu ?" bir hukuk adamının erzurum guguk oyunları ile ilgili tepkisi =)

Pazar, Şubat 14

hiç mi iyi bişi yok peki

"hiç mi iyi bişi yok bu askerlikte, hep mi olumsuzluk" diyen okuyucular için polyanna'dan geliyor bu parça "batmasın bu dünya, biraz daha dönsün".

zor da olsa bir iki olumlu şey yakaladım sanki. burda hem acemilikte hem de yeni bölüklerimizde bir sürü farklı yöreden, farklı kültürden gelen farklı alanlarda eğitim görmüş insanla tanıştık. başka nerde mühendisi, imamı, öğretmeni, polisi, hakimi ve niceleri bu kadar saçmalığı paylaşabilirdi. (alice harikalar diyarında?)
acemilikte saatlerce bazen neyi beklediğimizi bile bilmeden beklemek durumunda kaldığımızda en azından kendimize kaçıcak alternatif bir delilik yaratabildik.
bugün de koğuşa döndüğümde dışardaymış gibi konuşabiliceğim birkaç insan olmasa çok daha çekilmez olabilirdi.

bir de özellikle ilk ay insanı alışkanlıklarından, çevresinden, hatta toptan dünyadan koparıp yoğun bir yoksunluk deneyimi yaratıyorlar. tabi bu deneyim için 5 aya gerek yok.