Pazar, Mart 28

rodan ve malena

efendim geçen gün habertürkde çok hoş bir habere rastladım. insanların rodan ismini verdikleri leylek 17 yıldır her bahar aynı günde hırvatıstan'ın brodski varos köyüne, göçemeyen eşi malenaya geri dönüyormuş.
sizin için de aradım haberin linkini netekim bulamadım =) daha da bişi demem.

geber vakası

burda tehlikeli bişi varsa o da hasta olmak.
bir hafta boyunca her gün hastaneye gidip de doktoru göremeyen bir arkadaş var, ki bu bir istisna değil daha ziyade genel işleyiş.
artık son gün kapıyı vurup içeri giriyor, "ben bir haftadır her gün geliyorum, muayene olamıyorum" diyor. aldığı cevap "geber!" .
tabi çocuk şaşırıp kalıyor, nasıl yani diye. bunun üzerine "anlamadın galiba, geber dedim" diye tekrar uyarılıyor.
ee onbaşıdan, erden çok var tsk'da ne gerek var bunları tedavi etmeye.
zaten ortada açık bir emre itaatsizlik de var. onbaşıya verilen emir gayet net.

tsk

windows ile gelen kağıt oyunları konusunda en yetkin personel hangi kurumda ?

lojistik

geçen gün yine lojistik gazinosunda satranç oynuyoruz. (çitlerle çevrili alanımızda) o sırada gençler dvd çalarlardında film izliyorlar, masa tenisi ve bilardo oynayanlar da var. (ayrıca askerlik yan gelip yatma yeri de değil)
bir ara filmden hızlı nefes alış veriş sesleri duyuldu =) bunun üzerine masa tenisi, bilardo neyim oynayan gençler birden tüm işlerini bırakıp, televizyonun etrafındaki yerlerini aldılar. sevişme sahnesi bitene kadar da oyunlarına ara verdiler.
seviyorum bu gazinoyu...

sağdan tutmakta fayda var

geçen hafta bir haber vardı belki görmüşssünüzdür, radikal haberi "2 ucu arasında altı yıl var" başlığıyla vermiş :
"Aynı pankartın iki ucundan tutan iki kişi Diyarbakır'da iki ayrı mahkemede yargılandı. Pankartın bir ucundaki Teğin 'terör örgütü propagandası'ndan 10 ay, diğer ucundaki Erden ise 'terör örgütü adına suç işlemek' ve 'örgüt propagandası'ndan yedi yıl ceza aldı"
radikal

Cumartesi, Mart 20

alakasız bir yol hikayesi

gelirken uçakta hemen önümde oturan, 60'ına yaklaşmış bir amca gelmeden evvel biraz demlenmiş.
bir ara hostesi çağırıp "canım, bi kiboş koyun ya, bir oynayalım şöyle" dedi. hostes gidip müzik yayınıyla ilgilenen arkadaşına söyledi bu sefer o geldi. amca aynı isteğini tekrarladı tabii. bi de sonuna ekledi "o içerdeki mühendise söyleyin o ayarlasın" içerdeki mühendis dediği pilotlar.
neyse amcanın kiboş isteklerini atlattılar, ama kiboş olmasa da amca çiftetelli oynama isteğini hiç kaybetmedi. yol boyunca aklına geldikçe öndekine "abii, gel bi çiftetelli oynayalım ya" diyor =)

kalkış sırasında da amca kemerini takmamakta ısrarcıydı, "kemerinizi takar mısınız" isteklerini "yok, ben takmıyorum" şeklinde geçiştirdi. hani sanki "çay falan alır mıydınız" diye sordular sanırsın, öyle bi ses tonuyla cevaplıyor.

bir ara yolculardan biri rahatsızlandı, sağlık personeli olup olmadığını sordular. amca bir gitti baktı ne olmuş diye. sonra geri döndüğünde tedavi önerisi hazır "şöyle sırtüstü yatırıcaksın, bir tane vurucaksın hiçbişiyi kalmaz." nereye vuruyo, nasıl bi etki sağlıyor o kısımlar pek belli değil, ama amca çözümüne inanmış.

havada biraz bekleyip dolandıktan sonra indik, bu sefer amca orda da oynicam diye tutturdu, onun önünde oturan ve yol boyunca bu isteklerle uğraşan beyefendi de "ya oynicam, oynicam dedin hadi bi oyna artık" şeklinde cevapladı ama amcanın oynadığını göremedik.

Cuma, Mart 19

izin

insanın evinde uyanması ne büyük lüksmüş arkadaş =)
yok yok firar etmedim, birkaç gün izin kullanayım dedim sadece.
koğuşta değil de yatağında uyanıyorsun, sağa dön sola dön, biraz daha uyu =) biraz daha uyumak diye bişi yok tsk'da.
ve sabah açtım üvercinka'sını okudum cemal süreyanın yine, özlemişim.

Cumartesi, Mart 13

muz sesleri

"...
filipina marwan'ın yüzüne o yüzün ardında daha güzel bir şeyler varmış gibi baktı. böylece artık, marwan'ın yüzünün ardında daha güzel bir şey vardı.
..."

muz sesleri - ece temelkuran

eşleştirmeler şu şekilde

efendim veterinerin revirde sağlık memuru olarak görevlendirildiği (insanlar içün), sivilde sağlık memuru olarak çalışan arkadaşın ise itfaiyede çalıştırıldığı yerde diğer eşleştirmeler şöyle gerçekleşti =)

bir hakim tuvaletlerin temizliğinden sorumlu bakan, bir bilgisayar mühendisi araba altı arama ve kapı aç-kapadan sorumlu başbakan yardımcısı, bir ressam ise boyacı oldu =)

bir de bu işi başarabilmek için defalarca mülakat falan yaptılar, takdire şayan doğrusu.

Pazar, Mart 7

mehmet bekaroğlu

mehmet bekaroğlu üzerine yıldırım türker'in bir yazısı
bahçede bir siyasetçi - yıldırım türker

şehrin aynaları

"...
'yapma' diye fısıldadı

'biri bunu yapmalı' dedi öteki
'bu sen olma' diye yalvardı
'ne fark eder ki' dedi öteki
..."

şehrin aynaları - elif şafak