Cumartesi, Nisan 24

çok eksildik biz

kuşaklardır yaşadığın evinden, vatanından ayrılmak zorunda olduğunu söylüyorlar. neden?
bilmediğin, görmediğin uzak bir diyarda yaşaman lazımmış artık. nerde?
ve sen birgün bakacaksın ki komşun gitmiş. başka birileri yerleşmiş evine şimdiden. kim bunlar?
işte bu topraklarda doğacak çocukların omuzlarında taşıdıkları acı yüküne biri daha ekleniyor, talat'ın tüm vilayetlere gönderdiği telgrafla. ölüm kervanı yola çıkıyor böylece, der-zor'a doğru. başlarına gelecekleri henüz onlar da bilmiyor, komşuları da.

sayıca azdılar belki ama bu zulmü farkedip, zalimle işbirliğine yanaşmayan, zalimin karşısında durma cesaretini gösteren valiler, kaymakamlar, memurlar, müftüler ve nice komşular oldu. evet, azdılar sayıca. onlar hep azınlıktaydı burda, ama hiç yok olmadılar. başka bir tarih yazımının kahramanlarıydı onlar. zalime karşı durmanın bedelini canıyla ödeyenler oldu içlerinden, buna rağmen durduramadılar bir telgrafla başlayan felaketi.

şimdi sana diplomasinin soğuk, içinden insana dair olan çıkarılıp yerine sayılar konmuş diliyle konuşup, yok 400 bindi yok 900 bindi diyecek değilim. ama burdaydılar inan. sivasta, malatyada, samsunda, bitliste, diyarbakırda ve daha nice yerdeydiler. yanımızdaydılar işte. şimdi bir bak, orda değiller, yoklar. çok eksildik biz.

Hiç yorum yok: