Çarşamba, Haziran 23

bir dost (doğudan)

bu ara facebookda ve civar semtlerde popüler olan bir mektup var, sanıyorum yalçın bayer'in köşesinde de yayınlanmış, şimdi oraya linkler verilerek de paylaşılıyor. verip veriştirmeden önce orjinal metni bi şuraya koyalım, metin şöyle :
"Doğuda görevli bir doktorun mektubundan,
Buraya ilk gelince insan önce birşeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor.
Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip 'Ben burada ne arıyorum ?'  diye sorgulamaya başlıyor.
Malzeme temini yerel firmaların kontrolünde (ki hepsi siyasilerin) .
Hastane yönetimlerine baskı had safhada.
Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1'e mal olanı 4'e satıyorlar.
İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı.
Burada halk aşırı şımartılmış. İnsanların işini halletmeyince, ya kaymakama gidiyor, ya da 'Ben pkk lıyım, seni vururum' diye tehdit ediliyoruz.
Can ve mal güvenliğimiz sıfır.
Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor.Herkese ayda 150 TL çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor.
Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor.
O çocuklar ne yapıyor peki ? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde pkk bayrakları ile DTP mitingine gidiyor.
Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya).
Bu yardımda sadece beyana bakıyorlar. Adam 5'i 50 yazdırabiliyor. Van' da dağıtılan paraya bakınca, göl bile tarım arazisine sayılsa az gelir.
Her Cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor.
Buralarda tek vergi verenler devlet memurları...
İnsan içinden  ve de dışından lanetler okuyor.
terör biterse bu insanlar çalışmak zorunda kalabilir devlet denetimini daha sık ve iyi yapabilir... isterler mi bu rantın bitmesini."
 mektuptaki her iddiya takıldıysam da en çok çocuklarla ilgili kısmı tüylerimi ürpertti. okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor mu bilmiyorum ama veriyorsa bu doğrusudur. eğer anneleri de bu harçlık verilmeyince okulu basıyorsa bu da ordaki vatandaşın kendisine hak olarak verilen bişi geri alındığında tepki vermesidir ki bu da keşke daha yaygın olsa denebilicek bi durum.

sonra o çocuklar gidip ne yapıyormuş eyleme katılıyormuş, bu kadar toptancı gözüyle bakmamak lazım dünyaya. alternatif olarak önerdiği ne peki, çocukların hepsini potansiyel suçlu ilan edip hapishanelere mi atalım, ki yapılmayan bişi değil.
ordaki bir tek çocuk bile bu harçlıkla eğitim görme fırsatına kavuşuyorsa, bu iyi bişiydir.

sonra toprak yardımı denilen şey sanırım mazot yardımı ki türkiyenin her yerinde uygulanıyor, doğuya özgü bişi değil. bunun kötüye kullanımının da doğuya özgü olmadığı gibi. bunu önlemesi gereken devletin ilgili kurumlarıdır ki bunun denetiminin terörle bi bağlantısı yok.

insanlar doktorlara karşı bi öfkeye sahip diyor ya, bugün git kartal devlet hastanesine orda da insanlar doktorlara karşı bi öfkeye sahip. çünkü hastanede yaşanan tüm tersliklerde karşılarındaki tek muhatap doktor. doktorların hastanede ters giden her şeyden sorumlu tutulmaları tabi ki insafsızlık olur, ama bu mantık yürütmeyi bahsi geçen mektubun yazarı olan doktor doğuda ters giden herşeyden ordaki insanları sorumlu tutarak yapıyor neden çünkü onlar kürt. halbuki bahsettiği şeylerin bir kısmı, siyasilerin hastanelere mal satması vb. şeyler sadece doğunun değil türkiyenin bir problemi. doğuda ters giden her şeyin terörle organik bir bağlantısı olmak zorunda değil.
türkiyenin batısında eğitim almış hayatı batıda geçmiş birinin doğuya gidince olumlu bir şeyler yapmak istemesini anlayabilirim ama böyle bişiye kalkışmak için önce ordaki insanı anlamaya çalışmak lazım. halkı dönüştürülmesi, evrimleştirilmesi şart nesneler olarak görünce olumlu bir şeyler yapabilmek tabi ki mümkün değil.

Hiç yorum yok: