Salı, Haziran 8

divan edebiyatı


"sanma ki talebi devlet-ü cah etmeğe geldik
biz aleme bir yar için ah etmeğe geldik"

ben de normal bir lise öğrencisi iken divan edebiyatı ile ilgili herhangi bir şey öğrenmeye pek niyetli değildim. sonra da uzun bir süre ilgim alakam olmadı divan edebiyatı ile.
birgün evde rastlantı eseri karşılaştığım (evet, tam kapıdan içeri girerken böö die önüme çıktı) bir iskender pala kitabı vesile oldu, vakti de gelmiş demek ki başladık okumaya. aşkname'yi okudum ilk olarak (önüme çıkan kitap), bloga kitap arkası yazısını da koydu idim.
kitapta iskender pala bir divan edebiyatı üstadı olarak gazellerden alıntıları çok iyi kullanıyor, bu alıntıların etrafına hikayeler inşa ediyor. en güzeli de daha fazlasını okumak için bir merak uyandırıyor. bu merak sizi iskender pala'nın şahane gazeller serisi de dahil olmak üzere divan edebiyatı alanında yayınlanan bir çok kitabından birine götürebilir.

bu arada yukardaki beyit 19.yy da yaşamış yenişehirli avni adında bir şaire ait imiş. der ki
"biz mal, mülk, mevki peşinde koşmak için gelmedik
bu aleme sadece bir yar için çile çekmeye geldik"
başlangıçta ben de ne dediğini anlamakta zorlanmadım değil =) ama yazar buna çözüm olarak beyitlerin hemen sonrasında bir açıklama veriyor.

bir beyit ile başladık, bir beyit ile bitirelim bu sefer fuzuli'nin bir beyti. sanırım sadece cânân'ın sevgili olduğunu bilseniz yeterli olur.

"cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever
cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever"

Hiç yorum yok: