Çarşamba, Ağustos 11

ahmet fazlı elçi


3-4 gün önceye ait bir haber aslında. çalışmadığımız yerden öldü ahmet ne madende, ne tersanede ne de merdiven altı bir atölyede. öğretmen olarak da çalıştığı okula sırtında kitap taşırken daha fazla dayanmadı kalbi. bakana sorarsan siz de ölmeyi seçmeseydiniz der geçer. halbuki ahmetin hiç çoktan seçmeli bir hayatı olmadı.


"Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun şartlarından şikayet eden sözleşmeli öğretmenlere 'Siz de bunu tercih etmeseydiniz' yanıtını vermesinden hemen sonra, yazın maaş alamadığı için hamallık yapmak zorunda kalan Ahmet Fazlı Elçi'nin çalıştığı sırada kalp krizi geçirerek öldüğü haberi geldi.
Tekirdağ'ın Çorlu İlçesi'nde Atatürk Çok Programlı Lisesi'nde ücretli öğretmenlik yapan Ahmet Fazlı Elçi, yaz aylarında maaş alamadığı için aynı okulda hamallık yapıyordu. Okula gelen ders kitaplarını yevmiye karşılığı taşıyan Elçi, dün öğlen saatlerinde kalp krizi geçirdi. 
..." sol.org



Pazar, Ağustos 8

temiz elmas var mı ?

"...
“Kirli elmas”, “kanlı elmas”, “savaş elması”, “sıcak elmas” vb. isimlendirmeler, genellikle bir işgal ya da çatışma bölgesinde çıkarılan ve işgalci, isyancı ya da paramiliter güçlerin silah finansmanı için ticareti yapılan elmasları ifade etmek için kullanılıyor.
Öte yandan bu kavram “temiz elmas” olabileceği gibi önemli bir yanılsamaya da kapı açıyor: Çünkü dünya elmas üretiminin yarısının gerçekleştirildiği Afrika’da, üretimin tamamına yakını ya bir çatışma bölgesinde, ya da uzun çatışmaların ardından varılan kirli pazarlıklarla “barışın” sağlandığı bir bölgede gerçekleştiriliyor.
Çatışma olsun ya da olmasın, Afrika’nın elmas üretim bölgelerinde görülen manzaralar birbirine benziyor: Çıkardıkları elmasları çalıp kaçmamaları için başında silahlı nöbetçilerin beklediği, insanlık dışı kontrollere maruz kalan, çoğu çocuklardan oluşan, kölelik koşullarında, hatta bizzat köle olarak çalışan insanlar. 
...
Nitekim Kimberley Süreci’ne üye olmak için, organizasyon başkanlığına bir mektup yollamak yeterli. Kuruma yönelik en büyük eleştiriyi ise, planı ihlal eden ülkelerin, kirli elmas ticareti yaparak ihlalde bulunsalar bile plana üye olmalarında engel bulunmuyor olması. Diğer bir deyişle, Kimberley Süreci’ne üye olup kirli elmas ticareti yapmak mümkün.
2009 yılında, kurumun kurucuları arasında yer alan Afrika-Kanada Ortaklığı (Partnership Africa-Canda) ve Küresel Tanık (Global Witness) adlı sivil örgütlerin temsilcileri, elmas kaçakçılığı ve kirli elmas ticareti konusunda elindeki olanaklara rağmen adım atmadığını vurgulayarak istifa etti.
"
haberin tamamı sol.org'da
penguenden

Cumartesi, Ağustos 7

gözlerindeki sır

"- Müdür Hanım, bu sabah ölen bir aziz mi var?
- Neden?
- Karalar bağlamış bir melek içeri giriverdi de ondan.
- Ah, hayır!
- Meleklerin daha ince görünmek için yaptığı küçük bir numara sadece."



el secreto de sus ojos / gözlerindeki sır filminden

Pazar, Ağustos 1

konya

iki hafta önce çok sevdiğim bir arkadaşımın düğününe katılmak için konyaya gittim. düğün konya merkeze bir buçuk saat uzaklıkta bir ilçede pazar günüydü. ben cumartesi sabahı konyaya gittim, hem biraz etrafı gezebilmek için hem de öyle davet edildiğimden =)
konyanın ufak şirin bir havaalanı var. havaalanından şehre giderken kısa aralıklarla dizilmiş 7 büyük panoda Mevlana'nın 7 öğüüdü karşılıyor gelenleri. alaaddin tepesinin orda havaştan inip, biraz ilerleyince ince minareli cami ile karşılaştım ki konyadaki ilk gezdiğim yer oldu burası. sabahın o saatinde fotoğrafı çekilmedik yer kalmasın amacıyla dünyayı dolanan bir japon turist kafilesi vardı içerde. o gün akşama kadar adeta bir japon turist gibi mevlana türbesinden, arkeoloji müzesine bir çok yer gezdim. hava da bayağı sıcaktı, akşama ayakta uyuklamaya başlamıştım.
sonraki gün sabah erkenden düğün için karapınara gittik. düğün gün boyu süren bir aktivite, akşama kadar misafirlere yemek, çay servisi yapılıyor. akşama doğru bizi meke gölü ve ereğli yolundaki diğer bir göle götürdüler. meke gölü yok olmuş, google'a sorarsanız eski hallerini buluyor, ama artık yok.
bu arada mevlana türbesi etrafında ve genel olarak konyada her yerde mevlana ve sufi heykelcikleri bulmak mümkün ama mevlana türbesi etrafında gezerken diğerlerinden farklı ufak bi dükkan gözüme çarptı. selçuk üniversitesi öğrencilerinin yaptıkları ürünler satılıyor hatta siteleri de şurda.