Pazartesi, Mart 7

ibo

"ibrahim kaypakkaya'nın ibrahim kaypakkaya olarak ortaya çıktığı, yani aydınlık hareketinin herhangi bir militanı olmaktan çıkıp 'hayır, ben bunu böyle düşünmüyorum' dediği ortamda, dünyayı belirleyen bir maoist düşünce vardı ve bu, marksizmin o zaman aldığı çeşitli biçimler arasında en radikali kabul ediliyordu. Öyle kabul edildiğinin kanıtı olarak türkiyedeki sıkıyönetim komutanlarının bildirilerini örnek verebilirim, belgelemek üzere. 'marksist-leninist ve hatta maoist' diye bir deyim vardı. Demek ki marksist-leninist kötü falan da, bir yere kadar idare ediyor, ama 'hatta maoist' olunca, iş çığrından çıkıyor."

murat belge, kaypakkaya sempozyumunda anlatmış. Ben de bu sempozyumdaki anlatıları derleyen kitapta rastladım.
Hayatı teorik ve politik eseri ibrahim kaypakkaya

Hiç yorum yok: